Tersine Kanon

9 Eylül 2010 Perşembe

Rüya Bitti


Uzun zaman sonra ilk kez ağladım. Hıçkırmadım ama. Bunları yazarken ellerim titriyor. Kaçıncı sigaram, saymadım...

Kara haber tez gelir derler ve geldi. Mike Portnoy, Dream Theater'dan ayrıldı. Bir yakınımın, bir dostumun ölümü gibi. Yıllardır içimde büyüttüğüm ve beni hayata bağlayan bir umudun, bir hayalin suya düşmesi gibi. Düşleri elinden alınmış yetim bir çocuk gibi, tineri, kederi ciğerlerine ilk kez çeken bir sokak çocuğu gibi ellerim ve kirpiklerim titriyor.
Sentenced hayattan çekileceğini söyleyip End of a Road'u bestelediğinde, müziğe sizinle başlamak güzeldi deyip kestirip atabilmiştim. Cliff'in öldüğünü düşünürken olsun, Jason var, iyidir, kraldır deyip kendimi avuttuğum da doğrudur.



Bu kez tüm çıkışlar kapalı. Köprüden önce son çıkışı, tek kaçış yolumu, devler kesmiş ve ben cüce, o eski sübyan heyecanımla, zangır zangır titreyen dizlerimi alıp çıkışa koşamıyorum.Neredeyse hayatımın yarısını beraber geçirdiğim, çocukluk aşkım, biricik karım, çocuklarımı da alıp beni terketti sanki. Beni düşlerimden vurdu.
Daha fazla yazamayacağım. Senenin başında yazdığım, taslak olarak kaydettiğim bir yazıyı buraya kopyalayacağım...







Hollow Years...


Sene 2000...Bu zamanlar...Lise hazırlık sınıfı, İngilizce dönem ödevi. Konu belirsiz. Yeni yeni davul çalmaya başlamış bu sübyana müzik hocası bir kaç ay evvel Mike Portnoy'un hazırladığı eğitim cdleri vermiş. Sübyan Dream Theater'ı tanımış.

Mucizevi! Hem samimi hem profosyonel. Düzenli düzensizlik...

Atadilinde hazırlanmış bir metin, kıt kanaat çevriliyor, öykü, başarı, yetenek... güzel bir düzenlemeyle Diyarbakırlı İngilizce hocası Hikmet Ç. ye veriliyor, ancak benim kekom ilkel tepkiler vererek bu sevdayı, bu özveriyi 45 puanla değerlendiriyor.

Bu sübyanı Allah etmiş azad sen mi tutucan Hikmet!



Dinlerken ateş basıyor, terim gözyaşına karışıyor, keyiften etrafa küfürler savuruyorum... Gecelerce, aylarca hiç sıkılmadan aynı şarkıları başa sara sara dinliyorum. Harçlığım az, cd çalarım yok, kaset devri o zaman. Kendimi öğle yemeklerinden men ediyorum. 13'ünde bu taze. Belki de farkındalıkla yaptığı ilk fedakarlık. Fazla kimsesi yok. Kıtalar ötesinden bir kaç adam kimsesi oluyor. Onlarla aşık oluyor, onlarla öfke duyuyor, onlarla asilleşiyor.Sevdiğinden ayrılıyor, onların omzunda ağlıyor.

Sübyan öyle ahım şahım çalamıyor. Parası yok, davulu yok. Parası yalnız baget almaya yetiyor, ha onu da en afilisinden alıyor. Sonra, zamana mekana yenilip bu sevdadan vazgeçiyor.

Yıllar oldu davul çalmadım.

Ama ne zaman bir yerden tınısı gelse DT'nin, nerede olursa olsun o sübyan heyecanım tekrar diriliyor, hayali bagetler ellerimde, ayaklarım pedalda, gözlerim kapalı, Budokan'dayım. New York'tayım...

Yıllar ne çabuk geçiyor.

Seni seviyorum Mike...
Seni seviyorum John...
Seni seviyorum james...
Seni seviyorum Jordan...
Seni seviyorum John... (Myung)

Tanışmamızın 10. yılı şerefine...



Dream Theater - Hollow Years
Yükleyen _eternity. - DiÄ�er müzik videolarına göz atın.

0 Yorum:

Yorum Gönder

iblis

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa