Kör Olası Çöpçüler

Çok önceydi. Erkin falan hesabına batak atıyoruz, çocuk o gün pek bir dertli, anlatmaya başladı:
‘moruk geçen gün sormuştun hani, adana’dan cigara geldi kanal var mı diye... kanal buldum ama seni aramaya fırsatım olmadı, yavşaklık ettim kabul. Her ne boksa, alışverişi yapıp eve gittim. Saat gecenin üçü, cigarayı sarmışım, pencere kenarında sonbahar vurgunu yaprakları izliyorum, birden apartmana polis akını başladı. Malzemeyi korkudan camın kenarına koydum. Tüm kapılar çalıyordu. Sıra bana ne zaman gelecek hesaplayamadım ama, korkuyordum, cigaraya da susamıştım. Apartmanda büyük bir gürültü, çığlık çığlığa... göğüs kafesim patlayacak gibiydi. Sıra yavaş yavaş bana geliyordu. Bana napabilirler? Düşünmek bile ürkütücü. Biliyorsun devir kötü. Tabutluklar, falaka, filistin askısı. Kaldıramazdım gökhan. Biliyorsun sen ve benim gibiler en ince ipin üzerinde dik ve sallanmadan yürümek pahasına, ölüme atlarlar. O an ölümü, intiharı düşündüm. Eğer dedim, onurum zedelenirse düşünmem, canıma kıyarım. Sizden ayrılmak zor olacaktı evet, ama ölmek o vaziyette yüzünüze bakmaktan daha acısız olurdu. Derken ayak sesleri azalmaya başladı. Az önce göğüs kafesimden fırlayacak gibi duran yüreğim sakinleşiyor serinliyordu. İki dakika geçmemişti ki ayaklar bitti. Derin bir oh çektim. Hemen mutfağa koştum. İnan tek şişe efesi mideye indirmem 10 saniyeyi almadı. Bu senin tüm matematik ve fizik hafızana aykırı biliyorum ama oldu bunlar moruk. Şişeyi yavaşça rafa koydum. Saniyelik bir düşünce yine kemirdi beni. Acaba birileri daha kalmış olabilir miydi apartmanda? Bebek adımlarıyla kapıya doğru ilerledim. Ve bir cerrahın titizliğiyle kapıyı açtım. Nefes almıyordum. Polisler nefes seslerini dujysalar geri gelebilirlerdi. Yine bebek adımlarıyla, nefessizce merdivenlere baktım. Kimse yoktu. Kabus bitmişti...
Artık rahattım. Ama dikkatli olmam gerekiyordu. Aynı dikkatle içeri girdim. Derince bir nefes aldım. Boncuk boncuk terlemişim. Cigara şimdi daha büyük keyif verecekti. Yatak odasından arap aldım. Yeniden sarmak gerekiyordu. Salona yavaşça girdim. Cam kenarına oturdum. Çarşaflar hazırlıyordum ki... birden soluğum kesildi. Bedenimden tüm elektrik çekilmişti sanki. Ellerim titriyordu. Az önce camın kenarına koyduğum cigaram, sevdam yok. Ayağa kalkmakta zolanıyodum. Bir fırsatını bulsam kendimi camdan atmaya razıyım. Ama ayağa kalkacak mecali kendimde bulamıyorum. Derken bir gürültü. Süpürge sesi. Herifin biri sonbahar vurgunu yaprakları süpürüyor öte yandan türkü çığırıyor, ‘züleyha bekletme ha...’. inceden kulak verdim. Fena değildi sesi. Adamla muhabbet etmeye niyetlendim, kafamı camdan çıkardım ki yine beynimden vuruldum. Bir gecede bu kadar şok, bu kadar gerilim fazlaydı gökhan. Aklımı yitirmemem mucize. Cigaram pencereden aşağı düşmüş, elin pici siktimin züleyhasına türkü çığıra çığıra, benim cigaramı süpürüyor. Bağırdım. Heyy! Dostum! Hey! Sana diyorum! Lan pezevenk! Ulan ororspuçocuğu!.. Ne yapsam beni duymadı. Kadere yenik düştüğünü anlarsın ve başını öne eğersin ya. Ben de işte tam öyle yaptım...
Dün gece çok ağladım,
Aradım bulamadım,
Körolası çöpçüler,
Aşkımı süpürmüşler... ‘’
Erkin o günden sonra çöpçülerden nefret etti. Çöpçülük denen mesleğin kötü olarak anılmasında Erkin’in payı büyüktür.


0 Yorum:
Yorum Gönder
iblis
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa