Fetret...
Sabretmenin ve ketumluğun dayanılmaz ağırlığı mı katlanılabilir olan; varoluşa duyulan aciz minnettarlık mı?
Yılgınlık en iyi hangi dilde ifade edilebilir ki?
Biriktirdiği anı ve acı yükünün altında ezilen adam her dilde hüzünlü.
Parmak uçlarıyla cinnet sobasına değen paranoid bir çocuğum -ağlamam. Soba tütüyor, zehir soluyorum. Soba tütüyor, gözlerimi kısıyorum. Çürük dişlerim gıcırdıyor… Düşlerim dumandan daha zehirli, aklımın tam ortasına kusuyorum…
Mümkün değil huzurlu bir ilkbahar sabahına uyanmak, biliyorum. Denek köpekler gibi, denek fareler, uzay maymunları, sümüklüböcekler gibi sadece yanılıyorum. Kendimce, her şeyden evvel özgürce yanılıyorum.
Bu da benim fetretim: Biliyorum, öyleyse yanılıyorum.
‘’Sinir uçlarıma neşter vurdu hayat; tümörüm, öyleyse yayılıyorum.’’


0 Yorum:
Yorum Gönder
iblis
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa